Etiket: kuranın öğrettiği kavramlar

  • E-Kitap: Kur’an

    E-Kitap: Kur’an

    Kur’an kavramı da sürekli okunduğu halde bir türlü anlaşılamamış sayısız kavramların en önemlilerinden biridir. En önemlilerinden diyoruz çünkü Kur’an kavramı anlaşılmadan Kur’an’ın anlaşılması, Kur’an’ın bir metoda göre okunmasının gerekliliğinin fark edilmesi ve Rabbimizin öğrettiği bu metodun doğru kullanılması da mümkün olmamaktadır. Hatta bu muazzam metot görülmediği için Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğu da ispatlanamaz, dogmatik bir inanç halini almaktadır. Oysa bir kitabın “kur’an” olması o kitabın Allah katından gönderildiğinin en büyük ve en kesin delilidir.

    Kur’an kavramını yine bizzat Kur’an’dan öğrendiğimiz bu kitabı linkten indirebilirsiniz:

  • E-Kitap: Hikmet

    E-Kitap: Hikmet

    “Kur’ân’ın Öğrettiği Kavramlar” serisinin elinizdeki sayısında “hikmet” kavramını ele aldık.

    Yüce Allah büyük bir lütufta bulunarak tarih boyunca insanlara nebiler göndermiş, o nebiler de görevleri gereği kendilerine verilen kitabı insanlara hem tebliğ etmiş hem de sorunlara o kitaptan çözümler getirmişlerdir.

    Rabbimiz gönderdiği kitaplardan hüküm çıkarma yolunu göstererek kullarına bir başka büyük lütufta daha bulunmuştur. Böylelikle insanların başka kullara kulluk etmelerinin yolunu da kapatmıştır.

    Hikmet kavramını işlediğimiz bu çalışmamızı linkten indirebilirsiniz:

  • م – ي – ل Me – Ye – Le

    م – ي – ل Me – Ye – Le

    مال – يميل – ميلا

    Arapça الميل (meyl) kelimesi Kur’an’da üç ayette karşımıza çıkmaktadır. م ي ل kök harflerinden oluşan kelimenin mâzî fiili مال şeklindedir. Arapça sözlükler kelimeye ortadan ayrılıp iki yandan birine doğru sapma, meyletme anlamını vermektedirler.[1] Bazı sözlüklere göre meyledilen bir şey olduğu için mal kelimesi de bu kökten bir kelimedir. (Mal kelimesinin مول kökünden geldiğini ifade eden sözlükler de vardır). ملت إلى فلان ifadesinin “filan kişiye yardım ettim, destek verdim” anlamına geldiği, sözlüklerin ifadeleri arasındadır.[2] Türkçe’de de bir şeye eğilim gösterme, yönelme ve mecâzen ilgi gösterme, sevme, arzu duyma gibi anlamlarda kullanılmaktadır.

    Kelimenin Kur’an’da geçtiği üç ayet yakından incelendiğinde Kur’an’ın مال kelimesinin anlamını dilimizdeki meyletme ifadesinden biraz daha farklı bir şekilde verdiği görülmektedir. Kelime geçtiği ayetlerin üçünde de hem fiil hem de mastar formunda yer almakta, böylece anlatılan fiilin anlamını tahsis etmekte, pekiştirmekte veya vasıflandırmaktadır. Bu kullanımlardan biri kelimenin anlamı hakkında bilgi vermektedir:

    … وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَاحِدَةً…

    … Kafirlik edenler isterler ki silahlarınızdan ve eşyanızdan uzak kalasınız da size bir kere meyletsinler… (Nisâ 4/102)

    Yolculuk esnasında düşmanla karşılaşma ve sıcak çatışma ortamının oluşması durumunda namazın nasıl kılınacağını tarif eden ayette, “size sadece bir kez meyletsinler” anlamında فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَاحِدَةً ifadesi geçmektedir. Ayetin burada söylediği şey namazda silahlı olup tedbiri elden bırakmama konusudur. Bunun sebebi açıklanırken de bu ifadeler kullanılmıştır. Burada kilit ifade “bir kere” ifadesidir. Diğer bir deyişle ayette meyletme fiiline ne anlam verilecekse kâfirler onun sadece bir kez yapılmasını istemektedirler. Yani kâfirlerin isteği müminlerin işini, onlarla bir daha ilgilenmelerine gerek kalmayacak şekilde, bir kerede bitirmektir. Bu sebeple ayette meyletme kelimesi iki kez kullanılmış, birinde fiil, diğerinde de fiili pekiştirme maksadıyla mastar olarak gelmiştir (mef’ûl mutlak). Mef’ûl mutlak ifadenin واحدة sıfatı ile kullanılması anlama, işin bir kerede tam bir şekilde yapılarak bitirilmesi anlamını katmaktadır. Dolayısıyla ayette kelimenin anlamını “ilgilenmek, vakit ayırmak” olarak anlamamız doğru olacaktır. Düşmanın isteği, bu konuyla sadece bir kez ilgilenmek, böylece müminler defterini bir daha açılmamak üzere kapatmaktır. Yani ayete şöyle anlam vermek gerekir:

    …Kafirlik edenler isterler ki silahlarınızdan ve eşyanızdan uzak kalasınız da sizinle sadece tek bir kez ilgilensinler (bir daha size vakit ayırmalarına gerek kalmasın)…

    Kelimenin “ilgilenmek, ilgi göstermek, vakit ayırmak” şeklinde tespit ettiğimiz anlamını aşağıdaki ayette yer alan kullanımında daha net görmek mümkündür:

    وَلَن تَسْتَطِيعُوا أَن تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ ۖ فَلَا تَمِيلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ ۚ وَإِن تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَإِنَّ اللَّـهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Çok kararlı olsanız bile kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bütün ilginizi birine gösterip diğerini ortada bırakmayın. Eğer uzlaşır ve Allah’tan çekinerek kendinizi korursanız bilin ki Allah, bağışlar ve ikramda bulunur. (Nisâ 4/129)

    Ayetteki فَلَا تَمِيلُوا كُلَّ الْمَيْلِ ifadesinde de kelime fiil mef’ûl mutlak ile pekiştirilmiş, “bütün meyli gösterme” dile getirilmiştir. Ayetin konusu gereği olarak da kelimeye ilgilenme, ilgi gösterme anlamı verilmesinin doğru olacağı rahatça görülebilmektedir. Dolayısıyla ifadenin Türkçe karşılığı bütün ilginin eşlerden birine gösterilmesi şeklinde anlaşılmalıdır. مال fiilinin geçtiği son ayette de kelime yine ilgi göstermek anlamındadır:

    وَاللَّـهُ يُرِيدُ أَن يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُرِيدُ الَّذِينَ يَتَّبِعُونَ الشَّهَوَاتِ أَن تَمِيلُوا مَيْلًا عَظِيمًا

    Allah, sizin tevbenizi kabul etmek ister, arzularının peşine takılanlar ise kendilerine büyük bir ilgi göstermenizi isterler. (Nisâ 4/27)

    Sonuç olarak الميل kelimesinin Kur’an’daki anlamını Türkçe’de de kullanılan şekliyle; meyletmek, eğilmek kelimeleriyle karşılamanın yeterli olmadığı ve kelimenin geçtiği her ayete uygun düşmediği görülmektedir. İfadeye bugün kazandığı anlamdan farklı olarak; ilgilenmek, ilgi göstermek, vakit ayırmak anlamlarını vermek gerekir. Hatta bu anlam mal kelimesi için bile daha uygun görünmektedir. Zira mal sürekli herkesin ilgisini çeken bir şeydir. Kur’an’da meyletme anlamına daha yakın olan fiil “yana olma” anlamına gelen جنح fiilidir.


    [1] Müfredat
    [2] a.g.e.