Kategori: Erdem Uygan

  • Canlıların En Zararlısı

    Allah’ın nazarında insanların değil “canlıların” en zararlısı, en kötüsü, en şerlisi kimdir?

    Allah CC. sorunun cevabını hiç beklemediğimiz yerden veriyor:

    “Allah katında canlıların en kötüsü, aklını kullanmayarak sağırlık ve dilsizlik edenlerdir.”
    Kur’an-ı Kerim: Enfal Suresi 22. ayet.

    Gerçeği duymazlıktan gelen ve duydukları halde anlatmayanlar hem aklını kullanmamış sayılıyorlar hem de canlıların en zararlısı olarak tanımlanıyorlar. İşte bu yüzden;

    “Aklını kullanmayanların üzerine Allah pisliği boca eder”
    Kur’an-ı Kerim: Yunus Suresi 100. ayet

  • Güzel Söz

    Bugün konu olarak sözün nasıl söylenmesi gerektiği, doğrunun nasıl anlatılması gerektiği konusunu seçtim. Elbette Allah (C.C)’tan öğreneceğiz:

    Muhatabımız Firavun bile olsa ona doğruları yumuşak bir üslupla anlatmalıyız;

    “Siz ikiniz doğruca Firavun’a gidin. Çünkü o pek azdı! Fakat ona konuşurken yumuşak bir üslup kullanın! Belki söz dinler ya da en azından çekinir.” Taha 43-44.

    Muhatabımızın yanlış inancına asla hakaret edemeyiz;

    “Onların Allah dışında yalvarıp yakardıklarına sövmeyin ki, onlar da cehaletin yol açtığı nefretle Allah’a sövmesinler.” En’am 108.

    Neden güzel söz?

    “Allah’ın güzel söze nasıl bir benzetme yaptığını görmez misin? O, kökü sağlam, dalları göğe uzanan alımlı bir ağaç gibidir. RABBİNİN İZNİYLE O HER MEVSİM ÜRÜN VERİR. İşte Allah belki öğüt alırlar diye insanlara böyle misaller veriyor.

    Çirkin bir söz ise kökünden sökülüp çıkarılmış, ayakta duramayan zavallı bir ağaç gibidir..
    Allah inanıp güvenen kimseleri sabit sağlam bir sözle, hem dünyada hem de ahirette sapasağlam tutar; yanlış yapanların da ayaklarını kaydırır. Allah ne yaparsa kurduğu düzene göre yapar.” İbrahim 24-27.

    Unutmayalım ki peygamberimize bile söylenen şudur:

    “Seni yalanlarlarsa (üzülme), senden önceki elçiler de yalanlanmıştı. Onlar da açık belgeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap ile gelmişlerdi.” Al-i İmran 184.

    “Öyleyse sen bilgi ver; senin görevin sadece bilgi vermektir. Yoksa tepelerine dikilecek değilsin.” Ğaşiye 21-22.

  • Bir Cevap!

    Bana neden ayetleri paylaşıyorsun diye soranlara işte cevabı:

    “İndirdiğimiz o açık ayetleri ve doğru yolu o Kitap’ta insanlara açıkladığımız halde gizleyenler; işte Allah onlara lanet edecektir. Lanet edecek olanlar da lanet edecektir. Tevbe edip kendini düzelten ve onları açıklayanlar başka. Onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul ederim. İkramım boldur.”
    Kur’an – Bakara Suresi 159 – 160. ayetler.

    “Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyenler ve ona karşılık biraz çıkar sağlayanlar; onlar karınlarına sadece ateş doldururlar. Allah Kıyamet günü onlarla konuşmaz. Onları aklamaz. Onlara acı bir azap vardır.”
    Kur’an – Bakara Suresi 174. ayet.

    “Allah kendisine kitap verilenlerden kesin söz aldığında şunları söyledi: “O Kitabı insanlara kesinlikle açıklayacaksınız ve asla gizlemeyeceksiniz.” Ama onlar Kitabı arkalarına attılar ve karşılığında geçici bir bedel aldılar. Aldıkları o şey ne kötüdür.”
    Kur’an – Al-i İmran Suresi 187. ayet.

    İşte bu ayetler ve bunun gibi daha birçok emirden dolayı Allah’ın sözünü ulaşabilecek herkese ulaştırmak hepimizin görevidir.

    Bana herhangi bir konuda sorulan soruya, danışılan görüşe Kur’an temelli cevap vermem benim en büyük ve üzerinde en hassasiyetle durduğum sorumluluğumdur.

    Vesselam

  • Müslümanın Gücü

    Müslümanın Gücü

    Müslüman, Kur’an’daki örnekleri kendi hayatına taşıyıp yaşayabilen insan olmalıdır.

    O halde Enbiya Suresine bakalım. İbrahim aleyhisselam bakın ne kadar cesur ve güçlü. Kendi öz babası da dahil yaşadığı topluma şunları söyleyebiliyor.

    Bir gün babasına ve halkına şöyle demişti: “Sizin şu karşılarında saygıyla durduğunuz heykeller nedir?”
    Dediler ki, “biz bildik bileli atalarımız onlara kulluk ederler.”
    Dedi ki, “siz de sizin atalarınız da gerçekten apaçık bir sapkınlık içindesiniz.” (Enbiya Suresi 52-54)

    İşte böyle! Bugün de kendisini, ailesinden herhangi birini, toplumunun herhangi bir büyüğünü, şeyhini ve hatta peygamberlerden herhangi birini, serveti, gücü, devleti, herhangi bir kurumu hatta takımı, tabuyu ve daha sayılamayacak kadar çok nesne ve olguyu ilah edinmiş kimselere rahatlıkla şunu söyleyebilendir müslüman:

    Sen de o ilah edindiğini senin gibi dokunulmaz kabul edip kayıtsız şartsız ona uyanlar da gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz.

    Kur’an’ı ve Allah’ın dinini İbrahim Aleyhisselam gibi hanif olarak yaşamanız dileği ile…